25.11.2005/Cuma

                                                                                                                                       saat: 24:00

                                                                                                                                              

     Ayrılık girdi araya, hicrana düştük bugün...

                                         Evet, elde var hüzün....

           

      Yüreğim karmakarışık, korkuyorum cümle kuramayacağım diye; sözcükler dağılacak, karışacak, belki  kırılacak diye... "Ben suyumu kazandım da içtim, ekmeğimi böldüm de yedim" diyebilmek için mücadele ediyorum. Şairim ne güzel demiş; "ben suyumu kazandım da içtim, ekmeğimi böldüm de yedim..." Ben direkt 2. kıtayı yaşıyorum aslında, bu cümleden sonraki yani; "alkış duydum, ihaneti gördüm, sesimde oldu, sessizliğimde..." Yüreğim öyle dolu ki bilmiyorum ne yazsam, neyi yazsam. Bir başınayım.... Tanrı'dan başka kimseye sığınamıyorum, sığamıyorum belki de... Herkes yolun bir yerinde dönüp gidiyor yada gitmek zorunda kalıyor... Bazen çaresiz hissediyorum kendimi, itiraf edeyim. Hani "yıkılmadım, ayaktayım" muhabbeti vardır ya, öyle değil yani....

    "Hayat nedir, ne değildir?" diye soruyorum her gün kendime. Her gün değ:işiyor yanıtlarım, ihtiyaçlarıma göre, hissettiklerime göre, yaşadıklarım, gördüklerime göre... Hayat belki de netlik değildir, her gün yeni bir şeyler öğrendiğime, bir şeyler koparken bir şeyler eklendiğine, kimi zaman getirdikleri, kimi zaman götürdükleri olduğuna göre... İnsan önce kendini tanımalı, eyvallah, eyvallah ta buna ömür yeter mi bilinmez. Zaman çok çabuk geçiyor...

    Ellerim, ayaklarım daha ufacıktı, pabuçlarım ufacık, dünyam ufacıktı... Dün gibi geliyor düşününce... Büyüdüm ve yaralandım... Küçükken dizim yaralanınca ağlardım, şimdi yüreğim yaralanınca... Dizim yaralanınca yaramı saracak biri olurdu, şimdi gözyaşlarımı silecek bir el bile yok yanımda....Ağlayınca kendi elimin tersiyle siliyorum o yaşları; büyüyen ellerimle...İnsanın halini anlatması da çok zor oluyor, ya anlatamıyorsun, ya anlaşılmıyor... Herkes dünyada tek kendi varmış gibi yaşıyor. Kimse kimsenin umurunda değil... Senin derdin mi varmış, bir elin elini tutmasına ihtiyacın mı varmış, kaygın, korkun, üzüntün, kederin, yasın mı varmış, kimin umurunda.... Destek olmak ne demek? Dost olmak ne demek? Paylaşmak ne demek? Sevmek ne demek? Anne- baba olmak ne demek? Evlat olmak ne demek? Sarılmak, sarmak ne demek?  Büyümek Ne Demek?                      

                                                            Ayrılık girdi araya, hicrana düştük bugün....          

                                                                                             Evet, elde var hüzün.......

 

                                                                              * "büyüdük işte" şarkımı yazmadan 1 gün önce...

...